v1.0 Sudoku | Siteler | TavDer | KOMYEF | Redaksiyon | İletişim
 
Forum'da Gelismeler
Kültür & Sanat
Mesaj:5
Son mesaj: 2013-01-03 01:17
Eğitim & Okul
Mesaj:4
Son mesaj: 2012-08-13 00:30
Haber & Politika
Mesaj:1
Son mesaj: 2012-08-07 23:38
Başka
Mesaj:2
Son mesaj: 2012-07-24 05:45
Kültür & Sanat
Mesaj:7
Son mesaj: 2012-01-05 10:22
 
Son Gelişmeler
Yeni resim albümleri
Özben & Cihatın Düğünü(özel)
 2009-12-08
 36 resim
Özben & Cihatın Kına Gecesi(özel)
 2009-12-08
 16 resim
Tuncay och Camillas Bröllop(özel)
 2009-07-11
 211 resim
Kücük Newal Marangozun Cenaze Töreni(özel)
 2009-04-22
 54 resim
Sultan Karagözun Cenaze Töreni(özel)
 2009-04-08
 27 resim
Son aktif üye
M.Sahindal (İsveç)
2013-06-23 00:16
tavkirar (İsveç)
2013-06-21 13:59
İ.ŞAHİNDAL (Türkiye)
2013-06-15 23:54
kiuruvesi (Finlandiya)
2013-06-13 10:33
kan_ve_gül (Türkiye)
2013-06-12 20:29
Yeni üye
mevsimyesim (İsveç)
somscot (Hollanda)
nmcelwinerhett (Kanada)
rnklerrobi (Belçika)
areplicajerseys (Başka)
Yeni şiirler
  GİDELİM DOSTLAR AYRILIK VAKTI
  SU VE BEN
  NEWROZ ATEŞİ
  SEN YOKSAN
  ANNE
Makale
 
Okuma sayısı 103 Yayın: 2013-06-05
DELALET ve CEHALET
Değerli arkadaşlar merhaba! Bazı aralıklarla bu pencereden sizlerle karşılaşmaya çabalıyorum. Bu güne kadar, genelde Orta-Doğu, özelde kendi topraklarımız olan Anadolu'da gelişen kimi hadiselerle ilgili fikirlerimi sizlere ulaştırmak adına; bir kaç makale ile sizlere ulaşmaya çalıştım. İnsanlar, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, birbirlerini tanısın veya tanımasınlar, önemli değildir. Önemli olan, geneli ilgilendiren toplumsal aktivitelerde, hayati gelişmelerde gösterdikleri yaklaşım ve duruşlarıdır.

Günümüzde dünya, teknolojik araçlarla küçülmüştür. Başdöndürücü bir hızla gelişen iletişim araçları, en uzakta olanı en yakında olanıyla bütünleştirmiştir. Dolayısıyla, uzak olan yoktur. Herşey ve herkes yakınımızdadır. Yeter ki sosyaliteye dayalı bir iletişimin sahibi olalım. Zira sosyaliteden kopan, biter. İnsanı birbirine sosyal olarak yakınlaştıran ya da uzağa iten etken, genel prensiplere bağlı olan saydam bir duruştur. Dünyanın bir ucundaki ucube bir duruş nasıl insanda antipati yaratıyorsa, ha keza uzağımızdaki soylu bir duruş da insanın yakınlık ilgisini çekecektir. Herşeyden önce, bizler aynı toprakların evlatlarıyız. Aynı geleneklerden geliyoruz. Toplumsal olarak gelenek ve töre farklılıklarımız aynı kalıpları içerse de, bireyler olarak farklılıklarımızın olması kaçınılmazdır. Bunun sebebi, en basitinden yetişme biçimimizle; eğitimimiz ve ilişkide bulunduğumuz çevremizle de izah edilebilinir. Kısacası farklılıklarımızın olması, gayet doğaldır. Önemli olan, saygıya sevgiye dayalı olan karşılıklı bir özveri ile ortak paydalarda buluşmamızdır.

Sevgili dostlar,
Bilindiği üzere bizim coğrafyamız, binyıllara varan olaylar cenderesinde kurtulamamaktadır. Farklı etnisitelerin, farklı inanç guruplarının, tabii ve suni çelişkilerin düğümlendiği bir coğrafyadan; Orta-Doğudan sözediyoruz. Kimi tarihsel dönemlerde gönüllü, kiminde zora dayalı olan birliktelikler yaşanmışsa da, farklılıkların hakkına, hukukuna uygun olan bir birliktelik sağlanamadığından; farklılıklara ait olana toleransla yaklaşılmadığından, bu çözümsüzlükler asırlardır sürüyor ve sürmeye de devam edeceği aşikardır. Beğenelim, beğenmeyelim; günümüzde bunun tek çaresi, "demokrasi" ile izah edilmektedir. Başkasının hak ve özgürlüklerini zapturapt altına alan vesayetçi rejimler, totaliter sistemler (geçici olarak başarsalar bile) asla iflah olmayacaklardır. Nitekim, gelişen zaman bunu kanıtlamaktadır.

Geneli bir kenara bırakarak, Anadolu gerçekliğine geldiğimizde; olayın iç yüzünü daha basit anlayacağımız kanaatindeyim. Bir kere Anadolu toprakları imparatorlukların tesirinden kurtulamamıştır. İmparatorluklar, bir tek safi etnisiteden gelmediği gibi; deyim yerinde ise, farklılıkların federe yapılanması olarak algılanmalıdır. İmparatorluklardan arta kalan kesimler, birbirlerine üstünlük sağlamaya çabalarsa, yukarıda bahsini ettiğimiz 'kör-düğüm' sürekliliğini koruyacak demektir. Fakat karşılıklı haklara dayanan toleranslı bir yaklaşım binyılların sorununu sihirli bir çubuk değmiş gibi çözecektir. Bu konu çokça uzun tartışılabilinir elbette. Şimdilik, özetleyerek geçmeyi tercih ediyorum.

Sonuç olarak: Memleketimizde üç-beş ağaç meselesi (Gezi Parkı) ile koparılan kıyametin, alameti başkadır. Sorun, AKP ve diğerlerinin üstü örtülü bir hesaplaşmasıdır. Böylesi durumlarda olaylara serinkanlı bakılırsa eğer, olaylar kendiliğinden anlaşılacaktır. AKP'nin son on yıllık çalışmaları boyunca pozitif yaklaşımlarını bir kenara koyuyorum. Bana göre çokça saygın adımlar atmıştır. Bunu geçiyorum. Fakat şu son aylarda, politik bir uslupla söylersek eğer; Başbakan Sn. Recep Tayip Erdoğan, şımarıkça davranmıştır. Hatta bu şımarıklılığına, Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül'ü de ortak etmiştir.

Şımarıklık, cehaletten gelir. Fakat Sn. Başbakanın cahil olabileceğini sanmıyorum. Başta ekonomik büyüme olmak üzere; kimi başarılı adımlarından ötürü önünü göremeyecek vaziyete gelmiştir. Sıkça tekrar ettiği 77 milyonluk nüfusun bazı kesimlerini unutmuştur. Bir kesimi tavlarken, bir diğer kesime meydan okuyorsa eğer, yanlış yapmaktadır diyorum. Gezi Parkı ve benzeri konularda tv ekranlarında söylediklerini zararlı olur diye, bir kenara bırakıyorum.

Ancak, İstanbul'a yapılacak üçüncü köprünün ismini verirken, "Hilafet'e" çağrışım yaptıkları gibi; aynı zamanda milyonlarca Alevi insanının yaralarına tuz basmışlardır. Oysa oraya verilebilecek daha makul isimler bulunabilirdi. Örneğin "Mevlana Köprüsü" olabilirdi. Bu yıl, (2013 Sahip çıkılması gereken kültürel zenginlikler kapsamında) UNESCO tarafından ödüllendirilen, "PİR-İ REİS Köprüsü" olabilirdi vs... Bu konularda kimseye akıl verecek değiliz herhalde. Fakat, bir memleketi idare edenler bir tarafın yüreğini muştalarken, diğer tarafın tarihsel yaralarının kabuğunu kurcalamasın istiyorum.

Anadolu halklarının, (cılız da olsa) umutlandığı şu BARIŞ sürecinde, yeniden darbe tamtamlarıyla sokaklara doluşmanın kime ne kazandıracağını sorgulayarak, sağduyulu davranılması temennimdir. Huzurun, güvenin ve toleranslı bir kardeşliğin pekişmesi dileğiyle...

M. Zewal Doğan

M. Zewal Doğan kimdir?
1963 yılında Elbistan'ın Kistikli (Kıstıkan) köyünde doğdu. 1987'den beri Fransa'da ikamet etmektedir. Şimdiye kadar, birisi Şiir, üçü roman olmak üzere, dort kitabı yayınlanmıştır. "Geleceğe Sevdalanmak" (şiir- Uygar yayıncılık). "TAHTALLI ve YABANCI" adlı romanları, Peri Yayınları (İstanbul) tarafından yayınlanmıştır. Mültecilerin hayatını konu edinen "İLTİCACI" adlı romanı, Doz Yayınları (İstanbul) tarafından yayınlanmıştır. Ayrıca, "TAHTALLI" adlı romanı Fransızcaya çevrilmiş, L'Harmattan Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Kitaplara ulaşmak için, kitapların isimleri ve yazarın adı yazıldığında, inter-net üzeri kitaplara ulaşmak kolaydır. Zira, Anadolu'daki bütün kitapçılarda satılmaktadır. M. Zewal Doğan'ın en son çalışması olan, "Töre'nin Kara Gölgesi" adlı romanı, şu an yayınevinde olup, henüz yayınlanmamşıtır.





EDİTÖRDEN:
HABERLERİ SİTEMİZİN YENİ VERSİYONUNDAN DA TAKİP EDEBİLİRSİNİZ
SİTEMİZİN YENİ GÖRÜNTÜSÜ
www.tapkiranlilar.com

SİTEMİZİN YENİ GÖRÜNTÜSÜ DAHA SONRA BU ADRES İLE HİZMETİNİZE GİRECEKTİR


Yazar: Redaksiyon (İsveç)
E-posta: tawkirar.haber@tawkirar.com
 
Yayın: 2013-06-21
TAKSİM DİRENİŞİNDEN STORTORGETEA MALMÖ
Taksim direnişinden Stortorget'e Bizim gizemli kitaplarımız; sölediklerine dikkatle kulak verdiğimiz liderlerimiz vardı. Kişisel beklentilerini öteleyen, toplumsal çıkarları ön planda tutan idealist, -laf aramızda- biraz da asık suratlı gençlerdik.. '''Dünle birlikte gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait; şimdi yeni şeyler söylemek gerekiyor.'' diyor Mevlana.
» Oku
 
Yayın: 2013-06-19
KÜFRAN-I NİMMET
Makaleme başlamadan önce; yöremiz insanlarından Hasan Kaya Efendi'ye Hakk'tan rahmet diliyor, ailesine derin taziyelerimi iletiyorum. Yine, arada sizlerle beraber olmamı sağlayan ve bana bir makale köşesi ayıran değerli dostlara, Tawkirar.com sitesinin yönetim kuruluna teşekkür ediyorum. Sevgili arkadaşlar, hep siyaset yazdık, hep politika yazdık bugüne kadar. Bundan sonra, belli aralıklarla coğrafyamızda ve yakınlarımızda yaşanmış olan kültürel içerikli konulara da ağırlık vermeye çalışacağım. Zira, kültürel olarak o kadar derin zenginliklerimiz var ki. Uzatmadan konuma geçeyim. Şimdi, sizleri Azarbeycan ve İran topraklarının bulunduğu yerin yüceliklerine, ALAMUT kalesinin bulunduğu görkemli dağın tepesine, Damavan ve Elbruz Dağlarının doruklarına kısa bir düşünsel yolculuğa davet ediyorum. Bu yolculuk ki yüzyıllardır ağızdan kulağa ulaşan bir destandır... Memleketin uzun ve soğuk kış gecelerini ısıtıp hafiflettiği gibi, oldukça da öğreticidir. Buyrunuz beraber dinleyelim.
» Oku
 
Yayın: 2013-06-12
MUSTAFA ZEWAL: ADALET ve VİCDAN
Sevgili arkadaşlar merhaba. Son iki haftadır ülkemizde cereyan eden olaylar,çevredeki diğer gelişmeleri gölgesinde bırakmış görünüyor. Duruma bakılırsa eğer, iki taraflı bir inatlaşmadır gidiyor. Aslında, gelişmelere"İki taraflıdır" demek, belki de doğruyu izah etmeye yetmez. Aslında çok taraflı bir inatlaşmaya, çok taraflı bir kördüğüme doğru gidilmektedir. İsterseniz, olup bitenlere uzaktan şöyle bir bakarak tabloyu okumaya çalışalım. Bu tür toplumsal hadiselerde ne kadar imparsiyal (tarafsız) yaklaşılırsa ayrıntılar o kadar berrak okunur diye düşünüyorum.
» Oku
 
Yayın: 2013-06-12
VEFAT HABERİ: HASAN KAYA HAKK'A YÜRÜDÜ
İstanbul'da kanser tedavisi gören Tapkıran eşrafından Hasan Kaya, dün akşam 20.00 civarında Hakk'a yürüdü. Sitemize ulaşan bilgilere göre Hasan Kaya'nın cenaze töreni yarın saat 14.00'te köyde yapılacaktır.
» Oku
 
Yayın: 2013-06-11
"BU SENİN BANA YAPTIĞIN REVA MI?"
(YAZAR NOTU: Bu yazıyı birkaç hafta önce yazmayı planlamıştım. Reyhanlı olayından sonra yayına hazırlamak için üzerinde çalışırken, her zamanki gibi Türkiye ve Ortadoğu gündemi o kadar çok hızlı değişiyor ki, Gezi Parkı olayları herşeyi gölgeledi. Yazıyı, ancak bugün yayınlamak mümkün oldu/HMK)
» Oku
 
Yayın: 2013-06-10
İSVEÇ'TE OTURMA İZNİ OLMAYANLARA GENEL AF İSTENDİ
İsveç’te polis oturma izni olmayan kağıtsızlar olarak tanımlananlara yönelik tutumunu sertleştirirken, kağıtsızlara af çıkarılması talebi de yaygınlık kazanıyor. Siyasi partiler İsveç’in iltica politikasını tartışır ve yeni düzenlemelere gidilmesini isterken, Hükümetin iltica politikasını protesto gösterileri de yaygınlaşarak devam ediyor. İsveç’in Stockholm, Göteborg, Malmö, Boden, Sundsvall, Gävle ve Borċs illerinde eş zamanlı olarak düzenlenen gösterilere katılan binlerce kişi hükümetin iltica politikasını protesto ederek kağıtsızlara genel af çıkarılmasını talep etti.
» Oku
 
Yayın: 2013-06-07
UPPSALA'DA CEMEVİ YAPILMASI İÇİN VAKIF KURULUYOR
İsveç Alevi Federasyonu'nun 1 Haziranda Uppsala'da yaptığı halk toplantısına dair Federasyon İnanç kurulu adına yapılan açıklamayı sizlerle paylaşıyoruz:
» Oku
 
Yayın: 2013-06-03
TAKSİM OLAYLARI VE SİVİL İTAATSİZLİK
çocuk katledildi. Aydınlar, yazarlar bunu dile getirdiğinde terörist ilan edildi fakat kimse buna sahiplenmedi. Bırakın bunları Türk devleti uçaklarıyla Kürt çocuklarını Roboski de yakıp küle çevirdi kimse sahiplenmedi bu denli. Buradaki çifte standart direnişin samimiyetini sorgulamadan geçilmez hale getiriyor. Aslında bir yandan da insanların ancak kılıç kendi tenine değdiği zaman demokrasiden yana pratik sergilediklerini de apaçık ortaya koyuyor
» Oku
 
Yayın: 2013-05-28
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI: MUSTAFA YEŞİL HAKK'A YÜRÜDÜ
Tapkırankale köyü eşrafınından Mırtolar kabilesinin en yaşlı kuşağından Mustafa Yeşil, Hakk'a yürüdü. Sitemiz Yeşil Ailesinin acısını paylaşır, Hakk’ın rahmetine kavuşan Muıstafa Yeşil'e Allah’tan rahmet diler, ailesinin ve yakınlarının başı sağolsun
» Oku
 
Yayın: 2013-05-28
İSVEÇ ALEVİ TOPLUMUNU HALK TOPLANTISINA ÇAĞRIMIZDIR
İsveç Alevi Federasyonu, 1 Haziran Cumartesi günü Alevi toplumu ile halk toplantısı yapmak ve Uppsala’da bir Cemevi kurulması çalışmalarını başlatmak için halkla buluşma çağrısında bulundu. Sitemize Federasyon adına İnanç Kurulu Başkanı İsmail Dede(Bakır) yaptığı çağrıda,
» Oku
 
Yayın: 2013-05-26
İSVEÇ, TE VEFAT ABDULRAHMAN YÜKSEL IN TAZİYE KIRK YEMEGI 04 HAZIRAN SALI GÜNÜ TÜM DOSTLARA DUYRULUR
Tavkairar eşrafından olup Minehüyük Köyünde ikamet eden İsmail Yüksel’in İsveç in Halstahammar kasabasında oturan oğlu Abdurahman Yüksel, evinde geçirdiği kalp krizi sonucu İsveç’in Halstahammar şehrinde vefat ettmişti. TÜM DOST VE AKRABALARIMIZA
» Oku
 
Yayın: 2013-05-21
ŞAREY ŞAHİNDAL'IN AİLESİNDEN AÇIKLAMA VE TEŞEKKÜR
Aylarca mücadele ettiği beyin tümörüne yenik düşerek 9 Nisan sabahı İsveç’in Bollnäs şehrinde Hakk'a yürüyen Tapkıran Köyünde Şukurlar Kabilesinin en yaşlı kuşağından Şarey Şahindal'ın ailesi TARAFINDAN YAPILAN TEŞEKKÜR MESAJI
» Oku
 
Yayın: 2013-05-21
DÜĞÜN DUYURUSU: İSMAİL ŞAHİNDAL İLE NAİME 31 MAYIS DA UPPSALA´DA DÜNYA EVİNE GİRİYORLAR
TAPKIRAN Köyü eşrafından olup, Merhum Hüseyin ve Şarey Şahindalın oğlu Ismail ile Pazarcık AKCAKOYUNLU Köyü eşrafından (Merhum)M.Hanefi ve Nursel Orak´ın kızı Naime 31 MAYIS Cuma günü İsveç’in Uppsala şehri fyris parkende dünya evine giriyorlar. Tüm dost ve akrabalar davetlidir.
» Oku
 
Yayın: 2013-05-17
ELBISTAN'DA YİNE YILDIRIM DÜŞTÜ 2 ÖLÜ 2 YARALI
Tapkıran esrafında olup Elbistan'da ikamet eden Mustafa Haydemir(46) yildirim dusmesi sonucu hayatini kaybeti. Mustafa Haydemir (merhum Huseyin Haydemirin oglu) Elbıstan termık taksicilik´de çalışıyordu.
» Oku
 


 
 
 
 
 
 
Sudoku
 
Sudoku
 
Takvim
   
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
             
             
             
             
             
             
Olay |  
 
 
Tawkirarın Sorusu
TAPKIRANLILARIN İSVEÇ'E GÖÇ DOSYASI'NI TAKIP EDIYOR MUSUNUZ?
Evet Hayır Bilmem
 
» Sonuç
 
Kullanıcı İstatistik
Toplam üyeler 2368
Aktif üyeler 0
Aktif ziyaretçi 11
Toplam ziyaretçi 2621602
 
Copyrights © TAWKIRAR.COM 2006
İlanlar: